Kuraklığın hakim olduğu Konya Ovası’nda çiftçilerin umudu bahar yağmurlarında

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Standart Yağış İndeksi’nde yer alan kuraklık haritası analizlerine göre 3 aylık (2022 kasım-aralık ve 2023 ocak) veriler dikkate alındığında, İç Anadolu Bölgesi’nde Konya ile Karaman “olağanüstü kurak” şeklinde tanımlandı.

Sonbahar ve kış aylarındaki kuraklık Konya’daki baraj ve göletlerdeki su miktarında ciddi azalmaya neden oldu. Çiftçiler ise Konya Ovası’nda bitki gelişimi için gerekli olan yağışların, mart, nisan ve mayıs ayında gelmesini bekliyor.

Konya Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çevik, AA muhabirine, geçen yılın ekim, kasım aylarında Konya Ovası’na düşen yağışların, mahsullerin yeterli çimlenmesini sağladığını anımsattı.

Bu yağışlar sayesinde buğdayın büyük oranda çimlendiğini, bu anlamda bir sıkıntı olmadığını ifade eden Çevik, “Şimdi beklediğimiz bahar yağışlarıdır. Mart, nisan ve mayıs ayında alacağımız yağışlar, bitki gelişimi için çok önemli. Bu gelişimin sağlanması da mart, nisan, mayıs aylarında düşen yağmur miktarına bağlıdır. Barajlarımızda kuraklığın etkisi var. Bunun tedbirlerinin alınması lazım. Su kullanımında tasarrufa gidilmesi lazım.” dedi.

“Mart, nisan, mayısta yağışlarımızı alırsak, yüze 50’lik, 60’lık bir kaybımız olmaz”

Bitki gelişimi için ilkbahar aylarındaki yağışlarının önemini vurgulayan Çevik, şunları kaydetti:

“Barajlarımızdaki su miktarımız çok düşük. Bugün itibarıyla bitkisel bir kuraklık yok ama verim kaybı olabilir. Yüzde 3 olur, 5 olur bilmiyoruz. Allah rahmetini verirse, mart, nisan, mayısta yağışlarımızı alırsak, çok afaki, yani yüze 50’lik, 60’lık bir kaybımız olmaz diye düşünüyorum.”

Meram Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Hepokur ise Türkiye’nin ana gündeminin kuraklık olması gerektiğini belirtti.

Geçimini tarımdan sağlayan binlerce insanın kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu dile getirerek, kuraklıkla mücadele için su tasarrufuna dikkati çekti.

Türkiye genelinde yağışlarda önemli bir düşüş yaşandığını anlatan Hepokur, ilkbahar yağışlarının gelmemesi halinde hububatta rekolte kaybı olabileceğini söyledi.

Hepokur, “Susuzluk sadece Konya’yı kapsayan bir sorun değil. Türkiye’nin tamamını kapsaması nedeniyle insanlık adına çok önemli bir tehlike. Tabii ki bu tehlike karşısında hepimize düşen önemli bir sorumluluk var. Suyun daha tasarruflu kullanılması ve kaynaklarımızın korunması gerekir.” ifadelerini kullandı.

Yağışın az olması çiftçileri endişelendiriyor

Konya’nın Meram ilçesine bağlı Çarıklar Mahallesi’nde arpa, buğday ve şekerpancarı üretimi yapan Hasan Hüseyin Şimşek de kuraklığın etkisinin devam etmesi halinde rekoltede düşüşler yaşanabileceğini söyledi.

Şimşek, bölgedeki May Barajı’nın suyunun önceki yıllara göre yüksek oranda azaldığını söyledi.

Kuraklığın boyutunun çok büyük olduğunu ifade eden Şimşek, şöyle devam etti:

“Durum vahim gözüküyor. Özellikle İç Anadolu’da kar yağışının yeterli olmaması, hem barajlarımızın hem göletlerimizin boş kalmasına neden oldu. Bu nedenle bir tedirginliğimiz var. 600 dekar ekili alanımız var. Ağırlıklı olarak arpa, buğday, mısır, yoncamız var. Mayıs, nisan aylarında yağış alamazsak durum çok vahim. Böyle devam ederse en az yüzde 60-70 bir rekolte kaybımız olur.”

“Bahar yağmurlarına gözümüzü diktik”

53 senedir tarım ve hayvancılıkla ilgilenen Sarayönü çiftçilerinden 75 yaşındaki Osman Çakıcı ise “Tarlada mahsulümüz var. Bu sene yağışlar az. Son yağan kar ile ekin çıktı, yalnız bu yeterli değil. Cenab-ı Alah’tan bize gelirse bir rahmet olacak. Şu anda ekin körpe olduğu için çıktı ama 15-20 gün, 1 ay daha dayanır. Bahar yağmurlarına gözümüzü diktik. Eğer o zamanlardan bize yağmur gelirse tarladan mahsulümüzü, masrafımızı toparlarız. Şimdi ekinler iyi kötü idare ediyor. Bizim için bundan sonraki zaman çok önemli.” ifadesini kullandı.

65 yaşındaki Hazım Atçeken de arpa, buğday, fasulye ve nohut gibi ürünler ektiğini kurak dönemin devam etmesi halinde verim alamayacaklarını söyledi.

Zirai ilaç ve gübre işiyle uğraşan Halil İbrahim Turan ise acil yağışa ihtiyaçları olduğunu vurgulayarak, “Çıkmayan ekinler var. Bundan sonra kardeşlenme ve sapa kalkma başlangıcı olarak ifade edilen dönemler var. Bu dönemlerde yağışa ihtiyacımız var. Hava tahmin raporlarında yağış görünmediği için endişeliyiz. Nisan ayında bereketli güzel bir yağış alırsak hububatta verim tavan yapar. Şu an itibarıyla çok riskli bir dönemdeyiz, yağışa çok ihtiyacımız var.” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir